Hoş Geldin Üç Ay

Haziran 25, 2009

Hoş Geldin Üç Ay

Üç aylar herkese hayırlı olsun. Regaib kandiliniz mubarek olsun :D


Niçin Yaşıyorum? [bir yakma hikayesi]

Haziran 19, 2009

Niçin Yaşıyorum? [bir yakma hikayesi]

Geldik en başta söylenmesi gerekenin en sonda söylendiği ana. Gerçek!

Şu dünyada bazı insanlar var ki hiçbir işlerini doğru yapmazlar. Hep korkaktırlar. Hep çevrelerindekilerin onları ezmelerine kişiliklerini yok etmelerine izin verirler. Sürekli gülüp için için ağlarlar. Özgür değillerdir. Herhangibir değerleri yoktur. Her sorunlarını çözmek için yeni sorunlar üretirler çözüm diye. Tüm bunları bir de iyi olmak başkalarını incitmemek adına falan yaptıklarını söylerler [bu bahaneler aya yol bize gülmekten ölüm sebebi olur]. Zaten bu insanlar yeri geldimi kendilerini esir alanlar gibi başkalarınıda kırıp geçirirler. Bu bahsettiğim insanlar toplumun en az yarısıdır [fazlaca iyimserserim nedense]. Hepsi birbirinin ayağına bağlı birer gülledir çekerler böylece okyanusun dibine yanlarındakilerini ömürleri boyunca. Hep iyiye meyilli görünürler ama aslında hiç oralı değildirler. İyiyi en fazla dinlerler bir lütufta bulunuyormuş gibi sonra dönerler hayat dedikleri ölüme yüzlerini. Acı çekmek için doğmuşlardır. Allah’ın varlığı umurlarında bile değildir. Hep yardım isteyip gönderdiği yardıma yüz çevirdikleri Allah’ın nasıl farkında olabilirlerki! Sürekli neden ben? neden ben? diye sorup Allah’ım bana bir işaret gönder deyip zaten önlerine serilmiş olanı kaf dağının ardında sanıp zümrüdü ankanın onu yüklenip gelmesini Allah’tan isteyen garip insanlar. Sürekli seviyeleri kritiktir. İntihardan kaç kere döndükleri, ölümü kaç kere arzuladıkları ya da bunalımdayken kaç kere ölümün eşiğine geldiklerinin sayısı belli değildir. Yaşarlar ama ölüdürler. Gerçek onlar için kaçtıklarıdır. Tüm bu saçmalıkları tecrübe diye yutarlar. Kendilerine zararı olacak her haltı yerler bir kere bile gerçekten doğru ve güzel bir şeyi gerşekten doğru ve gerçek sebeplerle yapmazlar. Bu kadar yeterli tarif için.

İşte böyle üç beş tane insan var ki hepsini birden yaktım gitti. Gerçi çokta umurunuzdaydı ya bu güne kadar benim ne yaptığım ya da ne olduğum. Benim de kendinin ne olduğu ya da ne yaptığı umrunda olmayan bu bazı daha insan olma gerçeğine erişememişler umrumda değil artık.

Bu yazı aslında ilk gün yazılmalıydı. Ama sürekli ertelendi. Çünkü ben böyle yazılar yazmak için gelmedim dünyaya. Bir çok insan başkalarının hayatını karartmakta, zehirlemekte ya da bulandırmakta istekli. Ben sadece Allah’ın benden istediğini yapmaya çalıştım. Ama buraya kadar. Artık Emre yok! Sadece Yangın var. Yaşadığınızı sandığınız hayat sadece bir yanılsama siz ölüsünüz ve yaşamayada niyetiniz yok!

[Bunlar anlaşılmak için yeterli satırlar.]


ERTELEME

Haziran 12, 2009

 

Bir müddet daha sessizlik…


FIRTINA ÖNCESİ HER NEYSE O İŞTE

Haziran 8, 2009

FIRTINA ÖNCESİ HER NEYSE O İŞTE

Çarşamba günü son sınavım var. Çarşamba, Perşembe  ya da Cuma günü burada fırtına kopacak. Bunu engelleyebilecek çok az şey var!


ÇOCUK

Mayıs 28, 2009

ÇOCUK

Çocuk sözünü tutuyor.

Büyüklerse hayatlarını hovardaca yaşamaya devam ediyor.

Bu çocuk büyümez.

Zaten büyük doğmuş :D


DÜN [herdün]

Mayıs 25, 2009

 

lahavle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim…


ALİ ŞERİATİ – DUA [YENİDEN]

Mayıs 25, 2009

ALİ ŞERİATİ – DUA [YENİDEN]

 

Allahım! «Akidemi» «sorunlarım»in elinden kurtar ve koru!

Rabbim! Bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver!

İlahî! Akli ve bilimsel olgunluğum anında bile beni taassuba düşürme! Duyarlılık ve aydınlık faziletinden mahrum kılma!

Ya Rabbi! Beni sürekli bilgili ve uyanık kıl ki, bir kimseyi yada bir düşünceyi olumlu, olumsuz- iyice tanımadan önce bir yargıya varmayayım.

Allahım! Egoizm, çekememezlik ve kıskançlıkla karışmış cehalet ve başıboşluğumu, düşmana savaş, dosta saldırı aracı yapma!

Rabbim! Benliğimin; şöhreti olmam istenen benliğin kurbanı durumunu bana verme!

Allahım! Benim ruhumda, «insanlık»ta ihtilafı, «düşünce»de ihtilaf ve «ilişki»lerdeki ihtilaf ile karıştır ki, bu üç temel şeyi birbirinden ayrı tanıma gücünü bulamayayım.

İlahî! Beni garaz, kin, kıskançlık nedeniyle zulmün oyuncağı yapma!

Ya Rabbi! Egoistliği benden uzaklaştır ve egoizmi kaldır ki, başkalarının egoistliğini görüp eziyet çekmeyeyim!

Allahım! Bana imanda «mutlak itaati» bağışla ki, dünyada «mutlak isyan» içinde olayım!

Rabbim! Bana «kavgacı ve inatçı» bir takvayı öğret ki, sorumluluğun çokluğu arasında kaybolmayayım. Beni «perhizkar, münzevî takvadan koru ki, tenhalık ve uzlet köşelerinde gizlenmeyeyim!

İlahî! Beni ideallerinin mutluluğuna çekme! Büyük ızdırapları, sonsuz gamları, ilginç tuhaflıkları benim ruhuma da tattır! Lezzetlerini hakir kullarına verirken benim canıma da aziz dertlerini bağışla!

Rabbim! Düşünce ve duygularımı düşük bir ortamda tutma ki, alçak açıkgözlüğe, bela getirici adiliklere ve insanlara azıcık benzeyen pisliklere yönelmeyeyim. «Aldanmış» büyükleri daha çok seven, «aldatılmış» küçüklere daha çok ilgi duyanlardan kıl!

Allahım! Beni insanlığın dört büyük zindanı olan «tabiat», «tarih», «toplum» ve «benlik»ten kurtar! Sen, ey yaratıcı! Beni yaratmışsın. -Benliğini, benliğimin yaratıcısı bilirim. Başka da değil- Öyleyse benliği çevreye, çevreyi de benliğe uyarlayabileyim, uygulayabileyim!

İlahî! Toplumumu «kitap, adalet ve demir -silah ve teknik-»den oluşan üç sağlam ve sağlıklı temel üzerinde kurmam; gönlümü, «hakikat, güzellik ve hayr»dan ibaret üç kaynaktan doyurabilmem için bana yardım et!

Ya Rabbî! «Rousseau»ya ilham ettiğin şu sözü asla aklımdan çıkarma: «Ben senin -halk- ve inancının düşmanı olsam da, senin ve’ inancının özgürlüğü uğruna canımı fedaya hazırım.»

Rabbim! Dostoyevski’nin ağzından döktürdüğün şu delili, aydın . ve düşünürlerin gönlüne de ulaştır: «Eğer Allah yoksa her şey muhal dir. Dünya anlamsız, yaşam hedeften yoksun ve insan bomboş demek tir. Anlamdan yoksun insan, sorumluluktan da yoksundur.»

Allah’ım! Sevdiğin herkese öğret ki; aşk, yaşamaktan iyidir. Daha çok sevdiklerine de; sevmenin aşktan üstün olduğunu bildir!

İlahî! Beni bırakma!

Çünkü; İslam’a olan imanım, Peygamber’e ve al’ine olan sevgim, beni, din kisvesi altında tutucu bir saldırgan ve gerici eylemlerle uyumlu bir kişi yapabilir.

Çünkü özgürlüğüm, halkın köleliğine neden olabilir.

Çünkü «dinim», bir «dinî görüntü» ardında gizlenebilir, gömülebilir.

Çünkü halk beni, taklid olunan biri, ya da taklitçi yapabilir.

Çünkü «hak bildiğim» şeyleri «kötü biliyorlar» diye gizleyebilirim.

Allahım! Senin Peygamberinin İslam’ı ile Ali’nin tavrı, «hayır» sözcüğüyle başlamıştır, bunu biliyorum.

Ey Muhammed’i gönderen! Beni, «her şeye evet»çi bir tavır takınanlardan eyleme!