Posts Tagged ‘Dua’

ALİ ŞERİATİ – DUA [YENİDEN]

Mayıs 25, 2009

ALİ ŞERİATİ – DUA [YENİDEN]

 

Allahım! «Akidemi» «sorunlarım»in elinden kurtar ve koru!

Rabbim! Bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver!

İlahî! Akli ve bilimsel olgunluğum anında bile beni taassuba düşürme! Duyarlılık ve aydınlık faziletinden mahrum kılma!

Ya Rabbi! Beni sürekli bilgili ve uyanık kıl ki, bir kimseyi yada bir düşünceyi olumlu, olumsuz- iyice tanımadan önce bir yargıya varmayayım.

Allahım! Egoizm, çekememezlik ve kıskançlıkla karışmış cehalet ve başıboşluğumu, düşmana savaş, dosta saldırı aracı yapma!

Rabbim! Benliğimin; şöhreti olmam istenen benliğin kurbanı durumunu bana verme!

Allahım! Benim ruhumda, «insanlık»ta ihtilafı, «düşünce»de ihtilaf ve «ilişki»lerdeki ihtilaf ile karıştır ki, bu üç temel şeyi birbirinden ayrı tanıma gücünü bulamayayım.

İlahî! Beni garaz, kin, kıskançlık nedeniyle zulmün oyuncağı yapma!

Ya Rabbi! Egoistliği benden uzaklaştır ve egoizmi kaldır ki, başkalarının egoistliğini görüp eziyet çekmeyeyim!

Allahım! Bana imanda «mutlak itaati» bağışla ki, dünyada «mutlak isyan» içinde olayım!

Rabbim! Bana «kavgacı ve inatçı» bir takvayı öğret ki, sorumluluğun çokluğu arasında kaybolmayayım. Beni «perhizkar, münzevî takvadan koru ki, tenhalık ve uzlet köşelerinde gizlenmeyeyim!

İlahî! Beni ideallerinin mutluluğuna çekme! Büyük ızdırapları, sonsuz gamları, ilginç tuhaflıkları benim ruhuma da tattır! Lezzetlerini hakir kullarına verirken benim canıma da aziz dertlerini bağışla!

Rabbim! Düşünce ve duygularımı düşük bir ortamda tutma ki, alçak açıkgözlüğe, bela getirici adiliklere ve insanlara azıcık benzeyen pisliklere yönelmeyeyim. «Aldanmış» büyükleri daha çok seven, «aldatılmış» küçüklere daha çok ilgi duyanlardan kıl!

Allahım! Beni insanlığın dört büyük zindanı olan «tabiat», «tarih», «toplum» ve «benlik»ten kurtar! Sen, ey yaratıcı! Beni yaratmışsın. -Benliğini, benliğimin yaratıcısı bilirim. Başka da değil- Öyleyse benliği çevreye, çevreyi de benliğe uyarlayabileyim, uygulayabileyim!

İlahî! Toplumumu «kitap, adalet ve demir -silah ve teknik-»den oluşan üç sağlam ve sağlıklı temel üzerinde kurmam; gönlümü, «hakikat, güzellik ve hayr»dan ibaret üç kaynaktan doyurabilmem için bana yardım et!

Ya Rabbî! «Rousseau»ya ilham ettiğin şu sözü asla aklımdan çıkarma: «Ben senin -halk- ve inancının düşmanı olsam da, senin ve’ inancının özgürlüğü uğruna canımı fedaya hazırım.»

Rabbim! Dostoyevski’nin ağzından döktürdüğün şu delili, aydın . ve düşünürlerin gönlüne de ulaştır: «Eğer Allah yoksa her şey muhal dir. Dünya anlamsız, yaşam hedeften yoksun ve insan bomboş demek tir. Anlamdan yoksun insan, sorumluluktan da yoksundur.»

Allah’ım! Sevdiğin herkese öğret ki; aşk, yaşamaktan iyidir. Daha çok sevdiklerine de; sevmenin aşktan üstün olduğunu bildir!

İlahî! Beni bırakma!

Çünkü; İslam’a olan imanım, Peygamber’e ve al’ine olan sevgim, beni, din kisvesi altında tutucu bir saldırgan ve gerici eylemlerle uyumlu bir kişi yapabilir.

Çünkü özgürlüğüm, halkın köleliğine neden olabilir.

Çünkü «dinim», bir «dinî görüntü» ardında gizlenebilir, gömülebilir.

Çünkü halk beni, taklid olunan biri, ya da taklitçi yapabilir.

Çünkü «hak bildiğim» şeyleri «kötü biliyorlar» diye gizleyebilirim.

Allahım! Senin Peygamberinin İslam’ı ile Ali’nin tavrı, «hayır» sözcüğüyle başlamıştır, bunu biliyorum.

Ey Muhammed’i gönderen! Beni, «her şeye evet»çi bir tavır takınanlardan eyleme!

ALİ ŞERİATİ – DUA

Aralık 31, 2008

ALİ ŞERİATİ – DUA

Kitap Adı : DUA
Yazar : Ali ŞERİATİ (Alexis Carel’den Çeviri)
Yayın Evi : Yeni Zamanlar Yayınları
Tarih – Baskı : Ocak 2004 – 5. Baskı

Kitabın Girişinden Bir Bölüm:

Dua, bir yükseliştir. Her dua, ruhtan bir filizin yeşermesi, boy sürmesidir. Dal budak salmak için rahmetlere avuç açar gibi, yaprak açmasıdır. Her yaprak yakarış, her çiçek açılışı bir duadır. Tohumun yarılması bir duadır. Fidanlar bir uzanıştır yaratıcıya ve bir duadır. Ağaçlar dal dal dua süslü, çiçekler çiçek yalvarma bezelidir. Taş dua; toprak niyaz; deniz yakarıştır. Felekler dua ile devreder. Kâinat dua doludur. Yağmur bir dua karşılığıdır. Sabahleyin yaprakları ıslak bir kadife bakirliğinde taptaze canlandıran çiy, bir dua karşılığıdır. Meyve de bir dua mükâfatıdır. Güneş, bir niyaz mukabelesi, ay bir yalvarma armağanı, yıldızlar birer dua hediyesidir. Âlem dua ile doludur.

Kitabı Okurken Altını Çizdiğim Bölümler ve Aldığım Notlar:

Carrel’in dediği gibi: “Dua’yı açıklamak zorundayım. Dua; yoksulluk ve aşk’tır.” Sayfa 11

Başkası için yapılan dua, bireyin kendisi için yaptığı duadan daha etkili olagelmiştir. Sayfa 43

…, duanın kabulü; şiddet, ısrar, keyfiyet ve içtenliğe bağlıdır. Sayfa 43

Nietzche: “Dua etmek ayıptır.” diye yazar. Gerçekteyse dua etmek, emek-içmek veya teneffüs etmek kadar ayıp değildir. Sayfa 44

Peygamber (S.A.), tüm savaş öncesi hazırlıkları, genel uyanıklığı, güç dengelerini, savaş düzenini hesaba katarak savaşın en ince taktik ve stratejik kurallarına riayet etmiş, saf bağlamış, savaşın mantıki-manevi ve ilmi gücüne, savaşın asıl ve teferruatına ilişkin kurallarına uyduktan sonra düşman karşısına çıkmıştır. Bu askeri, iktisadi, siyasi, içtimai ve ilmi ön hazırlıkları bitirdikten sonra Allah’a yönelerek dua etmiştir. Sayfa 47

…Allah, hayat ve varlık gibi iki yüce sırrın yaratıcısıdır. Ve iki büyük mucize olan hayat ve varlık O’ndandır. Sayfa 55

İnsanın üstünlük derecesi, hayat boyu yediklerine değil; o insanın yüce istekleri olmasına, eksikliklerini duymasına ve olgunluğa talip olmasına bağlıdır. Ve insan, duyarlı, titiz bir biçimde kendini ölçebilir. Yani herkes belli bir ölçüye göre daha insani özellikler, daha mükemmel istekler, daha olgun ve daha yüce bir duruma sahip olabilir. Sayfa 57

… İslam Peygamberi’nin (A.S.) şöyle yakardığını görüyoruz: “Allah’ım! Benim hayretimi artır!” Sayfa 58

Köken itibariyle İslami dua, iki bölümden oluşur:

Birincisi; Yaratıcı olan Allah’a hitap… Bu bölümde isteyici veya duacı Allah’a hitap eder. Allah’ın sıfatlarını, makamını, Allah’ın zatını, Allah’ın kainat ile ilişkisini, Allah’ın yönetme, tedbir, büyüklük, ululuk ve sıfatlarının keyfiyeti, dua edicinin diliyle, sahip olduğu hitap yöntemine uygun olarak, anlatılır ve Allah’ı tanıma konusunda bi tür felsefi kitap olur adeta.

İkincisi: Bu, daha küçük bir aşamadır. Bizdeki yaygın biçimiyle, maddi olarak ihtiyaç duyulan şeyleri isteme değildir. Belki, beğenilen huyları, insani faziletleri istemektir. Her tekrarlanışta, istenilen şeyler, benim, ailem ve toplumum için mutluluk vesilesi olan şeylerdir. Sayfa 79-80

Alexis Carel diyor ki…

Ve yine demektedir ki: “Hiç bir millet, duayı terkettiği için olduğu kadar, kendini ölüme hazırlamamış, çöküş ve alçalmaya maruz bırakmamıştır.” Sayfa 99

Dua, bazen Allah’tan bir “şey” istemektir. Fakat bu “şey” düşünme, bilim, sorumluluk, irade, zahmet, iş, emek ve eziyetin yerini alan bir “şey” olmamalıdır. Belki bizzat kendisi bu sorumluluğun içindeyken, insan, zaman zaman ihtiyaç duyduğu bir şeyi elde etmeye önelik bir duada bulunabilir. İşte o zman, bu “şey”i ister ve alır. Bu, İslam’ın da ona inandığı bir şeydir, bilimin de. Sayfa 148

Benim Notlarım:

Ali Şeriati’nin Alexis Carel’den çevirdiği ve sonuna kendisin yazdığı ekleri ekleyip basılmasını sağladığı bu kitap benim en beğendiğim kitaplar arasında yer almaktdır.

Şeriati bu kitapta insanların dua etme ihtiyacını ve aslında dua etme zorunluluğunu çok güzel bir şekilde açıklamış. Aynı zamanda nasıl dua edilmesi gerektiğinide açıklayarak bize yol göstermiştir.

Allah’ın (c.c) kulları olarak bizler herşeyi O’ndan (c.c) biliriz. Ve O (c.c) bizim herşeyimizdir. Dua sadece başımız sıkıştığında başvuracağımız bir amel değildir. Dua dünya ve ahiret hayatımızla ilgili çizdiğimiz yolu her daim Allah’a (c.c) sunduğumuz ve yolumuzda bizi koruyup kollamasını istediğimiz yakarışlarımızdır. En azından böyle olmalıdır. Bu yazıdan bir önceki yazıda Ali Şeriati’nin bir duası var. Aslında hem kitapta anlatılmak istenen hem de benim burda anlatmak istediğim herşeyi o dua anlatıyor zaten. İyi okumalar…