Posts Tagged ‘Kur’an’

M. EMİN YILDIRIM – YÜZ CEVAPLA KUR’AN NEDİR? VAHYİ HAYATA TAŞIMAK

Mart 12, 2009

M. EMİN YILDIRIM – YÜZ CEVAPLA KUR’AN NEDİR? VAHYİ HAYATA TAŞIMAK

Kitap Adı: YÜZ CEVAPLA KUR’AN NEDİR? VAHYİ HAYATA TAŞIMAK
Yazar: M. Emin YILDIRIM
Yayın Evi: Kalem Yayınları
Tarih – Baskı: Eylül 2005 – 4. Baskı

Arka Kapak Yazısı:


Bunun için inanan insanın temel derdi, “vahyi hayata taşımak” olmalıdır. Tüm çabası, gayreti bu yolda olmalı, hayatının hiç bir karesini böyle bir idealden mahrum bırakmamalıdır. Vahiy, hayatının her alanına hakim olmalı, onunla yaşamalı ve onunla can vermelidir… Vahyin hayat kitabı olması için insanın önce bu kitabı tanıması gerekir. Tanımak için tanışmak lazım, insanın ilahî kitap ile tanışması, hemhal olması, karşısına oturup önce kendini tanıtması, sonra da onun tanıtmasını istemektir. Böyle bir istek bizi “Kur’an nedir ? ” sorusuna yöneltecektir. Bana hayat kitabı olması gereken bu yüce ve ilahî kitap nedir? Ne olduğunu bilmediğiniz, ne olduğunu merak etmediğiniz bir kitabı nasıl hayata taşıyabilirisiniz ki?

Kitabı Okurken Altını Çizdiğim Bölümler ve Aldığım Notlar:

Mesela: Domuz etinin haramlığının illetini, domuzun necaset yemesine bağlayıp, bu önlenirse yasağın kalkacağını söylemek, içkiye yaklaşmayın emirlerinde kullanılarn “ictenibu” uzak durun kelimesinin Kat’i bir haramlık taşımadığını söylemek ya da başörtüsünü emreden ayette geçen “hamr” kelimesini bağlamından kopararak çok farklı anlamlar yüklemek, kitabın apaçık mesajlarını gölgeleme çabalarından kaynaklanır. Sayfa 50

Kur’an’ın muhatabına fayda vermesi içinde kalpli olmak, yani önyargılarla işgal edilmiş bir kalp değil, hakikate açık, tahrif olmamış bir kalbe ihtiyaç vardır. Kalbini çeşitli hastalıklara bulaştırmış, kalbini kapatmış, kalbini yanlış düşünce ve fikirlerle, kıskançlık ve riya ile örtülemiş bir insanın ilahi vahiyden istifade etme oranı elbetteki az olacaktır. Sayfa 102 – 103

… Efendimiz (a.s) “Haşyet duymayan kalpten sana sığınırım” (109) diye dua ederdi.
109 – Tirmizi, 3482; Nesai, İstiaze, 254 Sayfa 103

Dünya ahiret dengesini Kur’andan aldığı denge ile sağlayan bir zihin şu gerçeği hayatının temel ilkesi edinecektir: “Dünyaya dünyada kalacak kadar, ahirete ahirette kalacak kadar çaba harca. Günaha ateşe sabredecek kadar imkan tanı.” Sayfa 106

… Efendimiz (a.s) Allah’a şu şekilde sığınır, O’ndan (c.c) yardım talep ederdi: “Allah’ım haşyet duymayan kalpten, kabul olmayan duadan, yaşarmayan gözden, doymak bilmeyen nefisten, fayda vermeyen ilimden sana sığınırım” (163)
163 – Tirmizi, 3482 – Nesai, istiaze 254 Sayfa 143

“Allah’ım azabından korkar rahmetini umarım, hoşnutsuzluğundan endişe der, rızanı beklerim. Seni kendime küstürmekten korkar, mağfiretini isterim.” Sayfa 144

… İslam bilginleri duada dört temel sıralamanın olduğunu söylemişlerdir:
1 – Allah’ın birliğini dile getirme ve O’nu (c.c) övgüyle anma.
2 – Allah’tan af, merhamet ve hayır gibi manevi isteklerde bulunma.
3 – Allah’tan dünyezi istek ve taleplerde bulunma
4 – Hamd selavat ve tebih ile duayı kapama (203)
203 – M. Emin Yıldırım, Peygamberimizin Dilinden Dualar. S.7 Sayfa 168

… Efendimiz (a.s) bir ömür ağzından şu duayı düşürmemiştir: “Allah’ım Kur’an’ı göğsümün nuru, kalbimin neşesi, ahlakımın cilası ve hüzünlerimin gidericisi kıl” (216)
216 – İbn Sünni, Amelü’l ve’l leyle 334; Hakim, Müstedrek, 509 Sayfa 171 – 172

… ahlakı Kur’an olan bir insan, dünyada asla mağdur olmayacak, ahirette ise en güzel mükafatlara nail olacaktır. Sayfa 253

“Sizler ne kadar akıllısınız böyle! Tatlı olan ne varsa size acı olan ne varsa, kitap ehline öyle mi? Unutmayın ki sizden de herkim Allah’ın hükmü ile hükmetmezse kafir olur. İnandığı halde Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse ya zalim olur ya da fasık.” (360)
360 – Zemahşeri, Keşşaf, c.1 s.341 Sayfa 264

… vesilelere sarılmak, sebepleri zorlamaktır. Sayfa 269

“Mecaz ilmin elinden cahilin eline düşerse, hakikate inkılap eder ve hurafata kapı açılır” Sayfa 284

Son vahiy olan Kur’an insanlığın yapacağı, ileri süreceği tüm ikaz kapılarını kapatmış, tüm bahaneleri ortadan kaldırmıştır. Artık tarihin hangi zaman diliminde olursa olsun, hiç kimse ben bilmiyordum, benim haberim yoktu, ben duymadım, öğrenmeye imkanım yoktu, atalarımdan böyle gördüm, babalarımızı şöyle yaparken gördük, bize doğru bilgi ulaşmadı, çevrem çok kötüydü, beni şunlar yoldan çıkardı, bu işin sorumlusu ben değilim, bana gerçekleri anlatmadılar gibi… Yüzlerce bahaneye imkan tanımamakta tüm bu itiraz kapılarını kapatarak insanı yaradanına karşı sorumlu kılmaktadır. Sayfa 292

“Bir kalem ancak şu üç unsurla kaim olur: manayı taşıyan lafız, lafızla kaim bir manave bu ikisini bibirine bağlayan bir nazım.” (444)
444 – Dücane Cündioğlu, Anlamın Tarihi. s.22 Sayfa ???

İnanan insan, kayıtsız, şartsız, pazarlıksız, beklentisiz teslim olmalıdır. Allh’ın rıza ve hoşnutluğundan başka bir beklentiye girmeden teslim olmaya gelmelidir, teslim almaya değil. Sayfa 342 – 343

“Ağlarım, ağlatamam, hissederim söyeleyemem.
Dili bağlı kalbimin ondan ne kadar bizarım!” Sayfa 378

EBU’L-HASEN en-NEDVİ – KUR’AN VE SÜNNET’TE İTİKAT İBADET VE GÜZEL AHLAK

Mart 12, 2009

EBU’L-HASEN en-NEDVİ – KUR’AN VE SÜNNET’TE İTİKAT İBADET VE GÜZEL AHLAK (*)

Kitap Adı: KUR’AN VE SÜNNET’TE İTİKAT İBADET VE GÜZEL AHLAK
Yazar Adı: Ebu’l-Hasen en-NEDVİ
Çeviren: M. A. Yekta SARAÇ
Yayın Evi: Risale Yayınları
Tarih – Baskı – Sayfa Sayısı: 1997 – 4. Baskı – 171 Sayfa

Arka Kapak Yazısı:

Bu eserde itikat, ibadet ve ahlak konularında her müslümanın dikkat etmesi gereken hususlar açık ve net şekilde samimi bir üslup ile anlatılmaktadır.

İslam dünyasının yakından tanıdığı ve günümüz İslami tasavvur ve tefekkürünün oluşumunda büyük payı olan Nedvi, itikat, ibadet, ve ruh terbiyesi hususlarında bütün Müslümanlara bir rehber kitap olması için yazdığını belirttiği eseri hakkında “Bu kitapta şimdiye kadar yaptığım çalışmalarının, davet ve terbiye alanındaki tecrübelerimin özü bulunmaktadır” diyor.

Eser, müslümanın hayatının bütün cephelerini Kur’an ve Sünnet ışığı altında değerlendirirken, İslam’ın değişmez prensiplerinin müslüman hayatına yansıyabilmesinin şartlarını da göstermektedir.

Kitap Hakkında Benim Notlarım:

(*) Bu kitapta altını çizdiğim yerler yok. Sadece kısa bir tanıtım yazısı formatında kitaptaki bir konuya değindim.

Kitap İslam Dininin Özellikleri, İtikad, İbadetler, Güzel Ahlak ve Sonuç olmak üzere beş ana bölümden oluşuyor. Her bölümde konularla ilgili genel bilgilerle beraber bazı yan konulara da değinilmiş.

Yazar 152. sayfada kitabı Müslümanlara bildikleri şeyleri hatırlatma amacıyla yazdığını söylemiş. Zaten İtikad, İbadet ve Ahlak konularında belli seviyedeki her İslam aliminin aynı amaçla yazılmış bir ya da birkaç kitabı var diyebiliriz. Yazar 153. sayfada buna ek olarak kitabın tenkit edilmek için değil de istifade edilmek için okunması gerektiğini yazmış. Aslında bir çok alim bu başlıklara sahip ya da İslam hakkında başka konularda kitaplar yazar fakat bazı ameli ya da siyasi nedenlerden dolayı 2-3 konuda hep birileri tarafından eleştirilir ve genelde yazarın emeği hiçe sayılarak yazdıklarından faydalanılmaz. Yazar ister yanlış bilgiden dolayı isterse siyasi ya da ameli mezhep farkından dolayı olsun bir hata yapmış ya da okuyucunun bildiklerinden farklı bir şey yazsın eleştiriler tekfire ya da yazarı önemsiz birine indirgemeye kadar gitmemeli. İslam aleminde imani konularda değilde ameli ve siyasi konularda olan ayrılıkların gayrimüslimler ya da bilgisiz Müslümanlar tarafından imani konulardaymış gibi algılanmasının en büyük nedeni bu tür dışlayıcı tavırlardır. Yazarın kitabın sonunda bu uyarıyı yapması iyi olmuş. Aslında benimde tenkit konusunda bir iki not aldığım yer var fakat uzun denilebilecek bir süredir yazarla aynı görüşte olduğum için kitabın genelini tanıtma gayesi güdüyorum ve o kısımları buraya almadım. Buraya kadar anlattıklarımdan herhangi bir yanlışın görmezden gelinmesini istediğim anlaşılmasın. Sadece böyle kitapların okunma amaçlarının ne olması gerektiği ve eleştiri ya da düzeltme olacaksa bunun ölçülü olması gerektiğini anlatmaya çalıştım. Tüm bunlarla beraber yazarın kitabında bazı düşünce ve hareket tarzlarını tenkit ettiğini de belirteyim.